
Klinik Psikoloğu Tuğçe Üstüntaş, kumar bağımlılığının beyindeki ödül sistemini uyuşturucu madde gibi etkilediğini belirterek, “Kumar bağımlılığı, genellikle ‘bir kereden bir şey olmaz’ düşüncesiyle başlar. İlk kazanımlar oynama isteğini artırırken, kayıplar telafi etme arzusuna dönüşür. ‘Bir dahaki sefere kazanacağım’ gibi yanlış düşünce kalıpları bağımlılığı besler ve kişi bir kısır döngüye girer. Süreç yalnızca bireyi değil, ailesini ve yakın çevresini de etkiler” dedi.
Son yıllarda yaygınlaşan kumar bağımlılığına karşı uzman kadrosuyla mücadele ediyor. YEDAM Klinik Psikoloğu Tuğçe Üstüntaş, kumar bağımlılığının kişinin olumsuz sonuçlara rağmen durduramadığı davranışsal bir sorun olduğunu belirtti. Bu bağımlılığın beyindeki ödül sistemini tıpkı alkol ve madde kullanımı gibi etkilediğine dikkati çeken Üstüntaş, “Kişi zamanla kontrolünü kaybeder. Bu durum maddi kayıplar, aile içi sorunlar, sosyal ve psikolojik çöküşlere yol açabilir. Dünya genelinde en yaygın dürtü kontrol bozukluklarından biridir” dedi.
“Kumar bağımlılığı, genellikle ‘bir kereden bir şey olmaz’ düşüncesiyle başlar”
Üstüntaş, bağımlılık sürecinin genellikle masum görünen denemelerle başladığını vurgulayarak, şunları kaydetti:
“Kumar bağımlılığı, genellikle ‘bir kereden bir şey olmaz’ düşüncesiyle başlar. İlk kazanımlar oynama isteğini artırırken, kayıplar telafi etme arzusuna dönüşür. ‘Bir dahaki sefere kazanacağım’ gibi yanlış düşünce kalıpları bağımlılığı besler ve kişi bir kısır döngüye girer. Süreç yalnızca bireyi değil, ailesini ve yakın çevresini de etkiler.”
Tedavide psikolojik desteğin temel unsur olduğunu aktaran Üstüntaş, Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT) yöntemiyle tetikleyici düşüncelerin değiştirilmesinin hedeflendiğini bildirdi. Kumar ortamlarından uzak durulması, bütçe planlaması yapılması, kredi kartı limitlerinin kısıtlanması gibi önlemlerin önemine değinen Üstüntaş, vatandaşların 115 YEDAM Danışma Hattı’nı arayarak uzmanlardan ücretsiz destek alabileceğini sözlerine ekledi.
Kaynak: İHA